Güzel Sözler En iyi sözler

3 ay önce admin tarafından eklendi. 164 views kez görüntülendi. 0 yorum yapıldı.

En iyi sözler

Yürü fani dünya, sana gelen de gülmüş var mıdır? Yunus Emre

Evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır.Albert Einstein

Dünyayla kavganızda, dünyayı destekleyin. Franz Kafka

Dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır. James Howell

Bir başka alemin bekleme odasıdır, bu dünya. Victor Hugo

Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun. Mahatma Gandhi

İnsan olmasaydı, kainat olmazdı. Henry Wadsvorth Longfellow

Dünyanın gidişi hariç, her türlü akıntıya karşı durabilirsiniz. Japon Atasözü

Dünya, sonsuzluk içinde küçük bir parantezdir. Jackson Brown

Dünya, düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir trajedidir. Horace Mann

Dünya terzi dükkanı, ölçüyü veren gider. Wallace Martin Lindsay

İnsan dünya gibidir, içinde yüzlerce fırtına kopar ama herkes kendi yaşadığını bilir.

Dünya, bir sahnedir, herkes rolünü oynadıktan sonra çekip gider. Winschooten

Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş, akşam gelip konan sabah göç imiş. Pir Sultan Abdal

Dünyayı oluşturan ruh değil, aksine ruhu oluşturan dünyadır. Frederic Amiel

Ve sonra bir ayet sarıyor ömrümü: Her nefis ölümü tadacaktır. Aldanmıyorum sana dünya!

Dünya, günah kadar çirkin ve neredeyse günah kadar güzel. Frederich Locker

Dünya malı için üzülmek kalbe zulmet, ahret için üzülmek ise kalbe nurdur. Hz. Osman

Dünyamız, nükleer devlerle barışçı cücelerin dünyasıdır. General Omar bradley

Dünyayı ahirete götüremeyeceğine göre, öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün. Şems-i Tebrizi

Öğreneceksin yüreğim, öğreneceksin. Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu. Mevlana

Dünyalık hususunda daima senden düşük olana bak, senden ilerde olana bakma. Hz. Muhammed

Bu dünyaya kiracı gibi yerleş, ev sahibi gibi yerleşirsen gitmesi zor olur. Abdülaziz Bekkine

Dünyayı temelinden değiştirmek isteyen her kişi, önce onu yanlışsız olarak anlayabilmelidir. Milovan Cilas

Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Afrika Atasözü

Yeryüzü, renkler ve kokularla dolu bir ekinliktir; onun toprağı ölüm, suyu hayat, üstündeki ekin de biz. Firdevsi

Dünyayı küçümsemeyi öğrendim; ancak şimdi onu fethedecek değerdeyim. Wolfgang Van Goethe

Hepimiz biraz daha fazla ilgi biraz daha fazla çaba gösterirsek, dünyamız cennet olur. Rosalind Welcher

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirini kırıp geçiriyorlar. İmam-ı Gazali

İki şey dünyaya hükmeder: Biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir. Napolyon Bonapart

Hepimiz için bir dünya vardır; İyilikle kötülük, günahla suçsuzluk, bu dünyanın içinde el ele yürürler. Oscar Wilde

Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, halin tevekkül olursa kurtulursun. Lokman Hekim

Dünyanın insandan başka anlamı yoktur, hayat anlayışımızı kurtarmak istiyorsak, insanı kurtarmamız gerekir. Albert Camus

Dünya dediğimiz şu koskaca gemi; zaman üzerinde yüzer, ben orada bir yolcudan başka bir şey değilim, bekler ve bakarım. Alain

Dünya üç gündür. Dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil. Hasan-ı Basri

Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır; ama su geminin içine girerse onu batırır, gemi için su ne ise mü’min için dünya odur. Mevlana

Dünya, bilginlerimizin keşfettiği, yani onların beyinlerinin keşfettiği kainatın büyüklüğü ve güzelliği ile aydınlanmaktadır. Alexis Carrel

Evrenimiz, hayata en uygun şekilde özel olarak yaratılmıştır, eğer başka bir şekilde yaratılmış olsaydı, biz burada olmazdık. Paul Devies

Dünyayı istediğimiz gibi tanıyalım, onun hep bir aydınlık ve bir karanlık yüzü olmaya devam edecektir. Wolfgang Van Goethe

Dünya, mü’minlerin pazarı; gece ile gündüz, sermayeleri; güzel ameller, ticaret mallan; Cennet, kazançları; Cehennem de zararlarıdır. Hz. Ebubekir

Dünyanın güçlükleri dörttür: Yalnız başına ihtiyarlık, gurbette hastalık, yokluk içinde borç, yolculukta uzun yol. İbn-i Mukaffa

Güneşin uzaydaki büyüklüğü ne kadar geniş olursa olsun, yıldızların çok daha büyük olan çaplarıyla karşılaştırılınca, küçük bir noktadan ibaret kalır. Bu alem, görüş açımızın dışında kalan kısma göre, uzayın sonsuzluğunda bir noktayı geçemez. Blaise Pascal

Dünyayı olduğu gibi kabul et, gülümsemeleri ve sıkıntılarıyla, sevgisi, dostluğu, yalanı ve gerçeğiyle; yarının nefsine bağlı planlarıyla, gençliğin düşleri gibi gelip geçen umutlarıyla. Charles Swain

Evren, insanoğlunun anaokuludur, var olan her şeyin verdiği özel bir ders vardır. Dağlar sağlamlığı ve azameti öğretir; okyanuslar büyüklüğü ve değişimi. Ormanlar, göller, nehirler, bulutlar, rüzgar, yıldızlar, çiçekler, buzullar ve kristal kar taneleri, canlı ve cansız her varlık, insan ruhu üzerinde bir etki bırakır. Arılar ve karıncalar bile endüstri ve ekonomi dersleri verirler. Orison Sweet Marden

Seni tanıdığım güne lanet olsun.

Benden sonra kime canım diyorsan, o kadar canın yansın.

Belki yüzünü unuturum; ama yüzsüzlüğünü asla!

Şimdi al yalanlarını git yavaşça. Sevmiyorum seni lanet olasıca.

Kaşarların peşinde koşanlar, fareden başka ne ki!

Sana tekrar çıkma teklifi ediyorum: Lütfen artık hayatımdan çık!

Kimse gelmesin peşimden, ben giderim dertlerimle.

Bazılarının yüzüne tükürsen: Makyajım bozuldu diye dert yanacak.

Geç kalınmış bir sevgi, idamdan sonraki affa benzer.

Bedenim hasta olsa da sana ruhum durduracak bu aşk olmaz asla.

Aklından geçiriyorsa seni ekmeyi, koy g.t.ne tekmeyi.

Ucuz aşkların sahte sevgisi, sahte sevgilerin en ucuz sevgisine sahipsin!

Yarınları sensiz yaşamak seninle yaşamaktan daha güzeldir!

Git benden uzağa adımı anma bir daha! Sadece sevmiştim de koy gerisini.

İnsan gibi görünüp hayvani duygular besleme karşındakine pislik!

Bazı insanların beyni sağırdır; onlara bağırmak da kar etmez, değil mi sevgilim!

Seninle anlaşmak için hayvan olmak lazım sen anca bundan anlarsın!

Lanet duyguların, lanet sevgilerin hepsine lanet ediyorum. Lanet olsun böyle hayata.

Sevginde yalan sözlerinde yalan doğru olan tek şey sana inanmam oldu.

Şimdi neden kursağımda kaldığını daha iyi anlıyorum: Haram lokma kursağa düğümlenir.

Önüne gelen her insandan elektrik alırsan sonra faturasını fena ödersin!

Seni seviyorum cümlelerinin çoğunun yalnızca dudak tiryakiliği olduğunu çok geç anladım.

Benim mutsuzluğum üzerine hayal kurarsan sana batan tek şey hayal kırıklığı olsun.

Kır kilitleri al kalbimi. Cesaretin yoksa sakın çıkma karşıma, alma kalbimi, cesaretsiz yüreğine!

Hayatıma karışma! Benim hayatıma yazılar yazma! İsmimi kullanma üzülürsün sonra!

İçinden geldiği için değil işine geldiği için birlikte olanlar, her zaman için tekmelenmeyi hak eder.

Niyetim gözlerinde kaybolmaktı; ama sen sözlerinde yok ettin beni. Lanet olsun sana.

Bu aralar her ne hikmetse şerefsizlik moda! Fakat asıl şaşırdığım takipçisinin bu kadar çok olması!

Sana insanlık dersi vermek isterdim ama bir hayvana ne kadar insanlık dersi verilebilir ki?

Ben hayata sert bakışlarımla, açık sözlerimle tutundum. Senin gibi yalan üstünde durmadım hayatta.

İlk seninle başlamam bir hataydı galiba; çünkü ilk adımı nasıl atarsan gerisi hep öyle gidiyor.

Acı çeken kalbime söz geçirmesini öğrendim sayende. Yakın durma bana üzülürsün gerçek anlamda!

Hayatını karartmaya çalışanlara dikkat et: Çoğunun gölgesinin bile olmadığını fark edeceksin.

Olmayacak duaya amin deme, benden bir şey bekleme. Sonun hüsran olacak istesen de istemesen de!

Benim için ne ilk oldun ne de Son olacaksın. Adını kara defterime yazdım bir gün unutulacaksın!

Eser duygularımın şiddetli rüzgârı sokaklarında. Çıkma sakın karşıma, duygularım seni ezecek bunu unutma.

Her insan yalan söyleyebilir ama her insan doğruyu söylemek için yalanlara başvurur senin gibi.

Bakma bazı insanların kalıbının düzgün olduğuna; kalbi fitne kumkuması olanın kalıbı düzgün olsa ne yazar?

Uzun bir sevda masalının sonuna geldik. Sen sadece yalan bir masalın yalan sevgisiydin benim için!

Ben seni teselli etmek için sevdim kalpten sevmedim ki! Ben seni vicdanen sevdim sana sahiplenmedim ki!

Bazı insanların da eski televizyonlar gibi tepesine vurulunca düzelmesi hayatımdaki en büyük temennimdi.

Bu kadar mutsuz ve huzursuz olmayı hak edecek ne günahım vardı? diye düşündüğün an aklına geleyim, yeter.

Çıkma karşıma sakın, üzerim seni yalancı aşkım. Sözlerinle sana mutluluklar, bakma arkana iyi yolculuklar!

Benim umutlarım var umutlarımda nefes aldığım kendime ait dünyam var, sen bu dünyanın içinde sadece bir otsun.

Ben ne günah işledim de seni ceza olarak verdi Allah’ım? Çok şerefsiz gördüm ama sen altın madalyaya layıksın!

Yalanım yok, aklımdasın hala… Ne yapayım sevgilim, bu da benim kusurum; gereksiz şeyleri çok takıyorum kafama!

Ben zümrüd-i anka gibiyim, kendi küllerimden tekrar dirilirim, bu gün sen küle çevirdin, yarın ben güle dönerim.

Kimse için ağız bükmedim kimseye eyvallah demedim hayat benim hayatım kendime göre yazarım kendime göre oynarım.

Beyaz perde gibi aşk hayatımızı sonlandırıyorum bu gece! Bu gece siliyorum adını gecelerimden yolun açık olsun.

Sertleşmiş duygularımı yumuşatmaya çalışma nasır tutmuş kalbimi açmaya kalkma hayal kırıklığına uğrarsın sonra!

Kahrediyorum hayatıma nasıl sevdim seni bilmiyorum. Kırıcı olmak istemiyorum, zorluyorsun beni. Lanet olsun sana.

Dün, bütün hayal kırıklıklarımı topladım, önüme koydum ve inceledim; en sonunda şaşırdım: Hepsi senin eserindi.

Bu sözlerim yalancılara bu sözlerim hayattan ders almamış mahlûklara aslında bu sözlerim sana defol git hayatımdan.

Konuşma bu saatten sonra karşımda, yalanların çıktı piyasaya. Daha neyin savaşını veriyorsun karşımda lanet olasıca!

Olmayan duygularınla sevmişsin beni ben ise senden neler beklemişim yanarım halime, yanarım seni sevdiğime, yanarım.

Bazı insanların dışı imrendirecek kadar hoş; için iğrendirecek kadar boş olmasına hep hayret etmişimdir. Sen anladın!

Hayatımda bir nokta gibi olsam da, bütün ünlemleri ben koyarım kendi hayatımda. Sen sadece bir tiresin sonu gelmeyen.

Gülüyorum yalan sevgilere sert geçen duygu mevsimlerine, değerini bilmeyeni sevmeyeceksin sert mevsimler geçirmeyeceksin.

Bazen empati yapmak istediğimde önümde büyük bir engelin yükseldiğini fark ediyorum: Ne yapsam da senin gibi o.ç olamıyorum.

Uza git yakın durma bana hissedince varlığını yanımda sinirleniyorum hemen o anda! Allah aşkına dokunma bana lanet olasıca.

Ben güneşi sana, geceleri odama, sevgileri sana, yalnızlığı bana, kırıcı olacak cümleleri sana, teselli sözlerini kendime ayırdım.

Gözlerimde bir umut olsaydın eğer ben o umudu gözlerimde ufuk yapardım, sen benim için kötü bir anısın sadece kalemlerimde nefretimin adı olacaksın.

Sadece kendim için yaşıyorum bu hayatta. Herkes sanal olmuş gerçek dünyada. Yalan gülüşleri bıraktım sana mutlu ol bensiz dünyanda!

Kum gibi akan zamana çamur oldum. Yaşayan sevgilerin düşmanı, sözlerin ise ulaşılamayan insanı oldum! Ne sen bana ulaşabilirsin, ne de yalan sevgin bulabilir beni artık hayatında!

Sevgilim, sana o kadar, beni değiştirmeye çalışma, ben de değiştirmeye çalışırım seni, dedim; ama inanmadın. Bak işte sonunda değiştirdim seni; hem de yenisiyle.

Erdemin armağanı, onurdur. Cicero

Candan önce onur gelir. Çerkez Özdeyişi

En onurlu zafer; kendi nefsini yenmektir.

Büyük aşklar sonsuzdur ya da onsuz. En olmadı onursuzdur.

Görevi ve onuru, her şeyin üzerinde tutunuz. La Cordaire

Onur kazanılmamalı, sadece kaybetmemek yeter. Arthur Schopenhauer

İnsan onurla yaşar. Andolsun, biz insanoğlunu onurlu kıldık. İsra, 70

Tutma gözyaşlarını. Onur da ağlar. Bırak, yıkasın gökyüzünü. Ahmed Arif

Hiç kimse yanlış olanı yaparak onura ulaşamaz. Thomas Jefferson

Onurlu bir adam, susuzluğunu giderdiği kuyuya taş atmaz. Amin Maalouf

Onurlu bir yenilgi, yüz kızartıcı bir zaferden daha iyidir. Millard Fillmore

Hak edipte onurlandırılmamak, hak etmeden onurlandırılmaktan iyidir. Mark Twain

Yaşlılığında hatıralarıyla keyif alacağın iyi ve onurlu bir yaşam sür. Dalai Lama

Sen, seni seveni görmeyecek kadar körsen sevende seni sevmeyecek kadar onurludur.

Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur. Atatürk

Adalet, onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermek. Ulpianus

İnsanlığı yücelten her iş, onurlu ve önemlidir. Dört dörtlük yapılmalıdır. Martin Luther King

İnsan onuru dokunulmazdır. Müslümanın Müslümana ırzı, onuru, malı ve canı haramdır. Hadis-i Şerif

Onurlu bir adam, deli gibi aşık olabilir ama, ahmak gibi aşık olması yakışık almaz.  La Rochefoucauld

Onur, engebeli, kıyısı olmayan ada gibidir. Bir kere terk ettiniz mi bir daha dönemezsiniz. Nicholas Boileau

Onurun kurallarını bizim yıldızları incelediğimiz gibi inceleyenler var: Uzak bir mesafeden. Victor Hugo

Zordur temiz kalmak. Yalanın, ihanetin ortasında dik durmak. Ama hayatın koşuludur onurlu, sabırlı vicdanlı olmak.

Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak için nabzına değil onuruna bakın; duruyorsa yaşıyordur. Che Guevara

Onurum yaşamımdır, beraber büyümüşlerdir; onurumu benden alın, yaşamım da bitmiş demektir. William Shakespeare

Hiç kimse kazandıkları için ödüllendirilmemiştir. Onur o kişinin kazandıklarının ödülüdür. Calvin Coolidge

Ülke bölünsün istiyorum. Yandaş, yalaka ve yavşaklar bir tarafa. Onurlu, şerefli, üreten emekçi insanlar bir tarafa. Can Yücel

Saflığın, dürüstlüğün, sevginin, onurun, mutluluğun, özgürlüğün, çiçeğidir beyaz gül. Yüreğinizdeki beyaz gülünüz solmasın.

Sizin kökeniniz, nereden geldiğiniz değildir. Bundan sonra onurunuzu oluşturan, tersine nereye gittiğinizdir. Friedrich Nietzsche

Onur verilebilen bir şey değildir, birdenbire ortaya çıkmaz, yavaş yavaş, çok karışık bir biçimde büyüyen bir duygudur. Gandhi

Yanılgılarla tüketilmiş bir yaşam, hiçbir şey yapmadan tüketilmiş yaşamdan daha onurlu, daha yararlıdır. George Bernard Shaw

Mal kaybeden bir şey kaybetmemiştir. Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir. Goethe

Bedeni zengin kılan, kafasının içidir insanın. En kara bulutlar arasından bile güneş nasıl ışırsa, en sade giysilerden bile dışarı vurur insanın onuru. William Shakespeare

Sözlerim onurumdur, onurum hayatımdaki tek hukuktur! Biz söz verdik mi ölüme gideriz kimse alınmasın biz delikanlı gibi severiz.

Kendin kadar aklımdasın.

Yüreğim değil, bedenim senden ayrı geziyor.

Seni sensiz yaşamak hayatın cilvesidir.

Rus ruleti oynayasım var, maksat kafam dağılsın.

Taparsan tepilirsin tepersen tapılırsın.

Deniz derindir durulmaz dostluk ebedidir unutulmaz.

Benim imza attığım kalbe, kimse şair olamaz!

Kazanmak istiyorsan, önce kaybetmekten zevk alacaksın!

Bazı insanlar cips paketi gibi yüzde 70’i hava.

Düşmanımızın çok olması, namımızın büyük olmasındandır!

Çakalın özgürlüğü aslan ayağa kalkana kadardır.

Keşke bazı insanlar konuşurken reklamı atla seçeneği olsa.

Tabiri caiz değil numunem yok sende kalsın aslım.

Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Bizde geri vites yok! Gerek görürsek ilerden döneriz.

Bazı sözler ağrı kesici gibi, gidip nereyi etkileyeceğini biliyor!

Kız dediğin İstanbul gibi olmalı; fethi zor fatihi tek.

Arada bir düşmüş taklidi yapacaksın ki; adi insanları öğreneceksin!

Üzülme! Ayağını batan dikenler aradığın gülün habercisidir.

Kimse adaleti öğretmesin bize ihanet edene merhamet edilmez bizde.

Kaybettiklerimi özlerim ama vazgeçtiklerimin hiç şansı yok!

Sigara ve alkol insani yavaş yavaş öldürüyormuş kimin acelesi var ki.

Sarhoşken söylenmiş her söz ayıkken düşünülmüş olan sözdür.

Seni önceden abuk subuk sevmişler. Demek ki benim sevgim ağır geldi.

Saklayacak bir şeyin yoksa korkacak bir şeyinde yok demektir.

Ay geceyi benim seni sevdiğim kadar sevseydi dünya güneşe hasret kalırdı.

Ayaktayım işte herkese inat, kralı da gelse bozulmaz bu saltanat!

Problem şu ki: Koluma takacak çok insan var ama hayatıma katacak insan yok.

İnsanlara karşı hiç güvenim yok ve sağ olsunlar hiç yanıltmıyorlar.

Benim tövbe ettiklerim, milletin duası olmuş. Ne diyeyim Allah kabul etsin.

Fırtına sırasında edilen yeminler, ortalık sakinleştiğinde unutulur.

Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim de onu parçalayacak kadar asildir!

İnsanlar beni rest çekişimden bilir, ite köpeğe diz çöküşümden değil!

Geceler ateş püskürüyormuş, ne fark eder. Biz ne cehennemler gördük birader!

İçinde ebedi kalamayacağınız dünyadan, size ebedi kalacak şeyler alın.

İstediğiniz kadar dedikodumu yapın; ben sadece bıraktığım izden gurur duyarım!

Bırak giden gitsin, silen silsin, atacak kemiğin varsa köpeğin çok olur!

Şeytanı yanıma çırak almış adamım, sessizliğime aldanıp üstüme gelmeyin yakarım!

Çakallar kuzunun bol olduğu yeri değil, sahipsiz kaldığı yerleri severler.

Sen beni Allah’tan istemesini bil. Ben dua olup yüreğine, amin olup diline düşmesini bilirim.

Seni öyle bir yere yerleştirdim ki gerçeğin bile gelse hayalini dolduramaz.

Yok, artık kalbimde ne aşk ne sevgi istemem artık git istemem seni nasıl olsa her şey yalan.

Tesadüf sadece bir başlangıçtır, finali sen oynarsın; perdeyi kader kapatır!

Karizma, kitap kapağı gibidir. Kapağa bakarsın, süper. İçini açarsın, boş. Atarsın bir kenara.

Çiçekler solabilir yapraklar dökülebilir seni herkes unutabilir ama ben asla.

Verdiğim değerin içinde kabartma tozu mu var anlamadım gitti. Kime değer verdiysem, hep şişti.

İki kural vardır sakın unutma! Zehirden şifa, karaktersizden vefa beklenmez!

Beni dünyanın en mutlu insani yapıyorsun. Mutluluğa yeniden ad versem, senin isminle anarım!

Aşk, kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse özneyle yüklem değil yürek gerekir.

Bir gün benim başkaları gibi olmadığımı anlayacaksın, ama o gün benim için sen başkası olacaksın!

Eskiden insanlar sevilir, eşyalar kullanılırdı. Gün geldi eşyalar sevilir, insanlar kullanılır oldu.

Bu günler kötü olsa bile yarınlar hep güzel olur derler peki bu günler dünlerin yarınları değil miydi?

Eğer beni bu sokakta bu şehirde ve bu dünyada bulamazsan bil ki gözlerinin daldığı yerdeyim.

Sen bende yitip giden yorgun umutsuz geçmişimi gördün oysa ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

Sıkıntı etme. Kaderinde kim varsa ayağına o gelecek. Kaderinde ki oysa muhakkak seni sevecek.

Seni unutmak kolay olsaydı gülen yüzümün ardında sakladığım kalbim hala o bakışlara vurgun olmazdı.

Hayatta bir daha hiç karşılaşmasak bilebiliyorum ki sana rastlamış olmam bile bir ömre bedel.

Ben kimseyi hayatımdan çıkartmadım. Sadece yerlerini değiştirdim. Hak edeni kutlar, hak etmeyeni şutlarım!

Aşk benim damarlarımda dolaşan kimyasal Bir etki! Ben aşık değilim oğlum Benimki sadece etkiye tepki.

Seni seviyorum deniz gözlüm ama sana söyleyemiyorum. Sana aşkımı böyle itiraf edebiliyorum seni seviyorum.

Bir bakış bile yeterken her şeyi anlatmaya kalbindeki duygular kalbinde kaldı ayni zamanda da beni kaybettin.

Diğerlerine göre yaşarsan; kaç kuruşun olduğu önemlidir. Değerlerine göre yaşarsan; nasıl bir duruşun olduğu önemlidir.

Zannetme ki her susan konuşmaktan acizdir ve kırılan gurur bir hiçtir. Suskunluktan anlıyorsan çok şey anlatmıştır.

Duymak nedir Bilir misin duymak ama anlatamamak çemberini kıramamak kelimelerin tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek.

Tanrım tüm çiçeklerin solduğu öyle bir sonbahar gecesi al ki canımı vefasız yar koyacak tek bir gül bile bulamasın mezar taşıma.

Bir gün dünyanın tüm güzelliklerinden vazgeçip te ölüme gitmek istersen yanıma gel de sana sensiz yasamanın ölüm olduğunu göstereyim.

Canim sıkkın bu aralar. Kendi dünyamın çaresizliği içerisinde dalıp gidiyorum. Bir yerlerde ışık var; görüyorum ama dokunamıyorum.

Bir gün bana soracaksın beni mi seviyorsun Tanrıyı mı? Ben Tanrı’yı diyeceğim ve sen sessizce uzaklaşacaksın içimdeki tanrının sen olduğunu bilmeden.

Yol ararken yolumu kaybettim yıldızıma bakarken yıldızımı kaybettim çimende yürürken izimi kaybettim senden ayrılırken sevgilim aklimi kaybettim.

Hani uzaktaki yıldız parlak gelir ya insana uzakta olduğun için tutuldum sana hani en güzel aşklar imkânsız gelir ya insana imkânız olduğun için aşığım sana.

Bizde kardeşlik ölümü bilip yanında kalmaktır!

Kardeş sevgisi diye bir şey var, kelimelerle anlatılmayan.

Kardeşlik son bulmayan arkadaşlıklardan doğar.

Biz kardeş dediğimiz insanlar için ölmeye de gideriz gömmeye de.

Yükü kardeşlik olanın beli bükülür, gönlü bükülmez.

Gözünden akan yaşa ortak olacak kaç kişi var ki kardeşten başka.

Siz parası olana, kardeşim dersiniz. Biz adam olana!

Kardeşlik, düşmesin diye tutmak, bırakmayacağını bilerek dayanmak.

Kardeş, anne ve babadan kalan en değerli mirastır.

Sen abiliğini yaparsan, senden küçükleri de gelir sana kardeşlik yapar.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür! Bir orman gibi kardeşçesine!

Bu dünyadaki herkes kardeştir önemli olan o kardeşlik bağını bulmaktır.

Gözünden akan yaşa ortak olacak kaç kişi var ki kardeşten başka.

Kişi dostuna küser, düşmanına değil. Küsmesi bile ‘sana değer veriyorum’ mesajı taşır.

Belki bir iğne değildik ama bizde çok battık be kardeşim bazılarına.

Aranızdaki kardeşlik bağını koruyun; çünkü sizin silah ve mühimmatınız budur.

Dostla içilen kahve neşedir. Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer.

Kardeşlik, düşmesin diye tutmak, kardeşlik, bırakmayacağını bilerek dayanmaktır.

Dostluğun kolları bir yere kadar uzanır, kardeşliğin ki kalplere kadar.

Kardeş demek; sıkılınca bunalınca, ruhuna ilaç demek. Bir sesiyle tüm dertleri unutturan demek.

Müslüman Müslümanın kardeşidir, onu terk ve ihmal etmez. Hadis-i Şerif

Ayağım taşa takılsa bilirim düşmeme izin vermeyecek bir kardeş durur yanımda.

Siz kardeş lafını altı harfe sığdırmışsınız biz ise yere göğe sığdıramıyoruz.

Kardeşlik sözlerde biten bir cümle değil kalpte atan bir sevgi çemberi olmalıdır.

Yüzüne bakıp da derdini hissetmeyen dosta, kelimelerin zaten gücü yetmez.

İnsanlar eğlenebildikleriyle arkadaş olurlar, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş.

Öyle değil işte canım kardeşim! Düşman kör nişancıdır da, dost bilir nereden vuracağını.

Arada bir piyasadan uzak duracaksın ki kimin ne olduğunu kimler kardeş kimler kalleş öğreneceksin.

Düştüğünüzde yanınızda olanlara iyi bakın ki kalkınca kimle yürüyeceğinizi iyi bilesiniz.

Dost, bazen annen bazen baban bazen eşin bazen kardeşin olabilir. Gerçek dost hata bile yapsan seni terk etmeyendir.

Belki cebimizde yoktu harçlık, belki hep parasız dolaştık ama ne olursa olsun kardeşlerimizi asla satmadık.

Kardeşlik öyle bir denizdir ki bibi bulunmaz; öyle bir sırdır ki her gönül kaldırmaz. Öyle özeldir ki vicdanı olmayan anlamaz.

Bizi kardeş yapan, aradaki kan bağı değil, içerideki kalptir. Ve kardeş dediğin, iyi ve kötü her anında yanında hissettiğindir.

Herkesle kardeş olunmaz, kardeş dedin mi senden önce koşacak, sen düşerken tutacak, ne olursa olsun seni hiç yalnız bırakmayacak.

Soframızdaki yemeği paylaşmak okul yolunda beraber koşmak askerde aynı safta savaşmak bu yaşamın adı kardeşliktir.

Kardeştik. Biz iki kardeştik can ver deseler ölendik sürmeli gözlerde badem kekik kokan dağlarında koşan el ele verdik mi gökyüzünde uçan kuş yeryüzünde çocuktuk.

Dostluk yüreğindeki acıyı paylaşmaksa, ağladığında sıcacık bir kucaksa, gerektiğinde ateşe atlamaksa dünya durana ve bu can ölene dek dostunum ve kardeşinim.

Siz kardeş lafını altı harfe sığdırmışsınız biz ise yere göğe sığdıramıyoruz. Kardeşlik öyle bir denizdir ki dibi bulunmaz, öyle bir sırdır ki, her gönül kaldırmaz, öyle özeldir ki vicdanı olmayan anlamaz!

Baki dostluk adına nice dilekler vardır. Ölümün dahi ayrılık sayılmadığı gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar. Sevgide birleşen yürekler vardır.

Kuşkusuz ki dostlar her şeyden önce gelmeli… Herkes gidince onlar kalıyor, seni kendine getirmek için çaba sarf ediyor. Kimsenin umurunda değilken onlar senin için üzülüyor, yanında oluyor her daim.

Dost dediğin deniz kenarındaki taşlara benzer, önce birer birer toplarsın, sonra yavaş yavaş atmaya baslarsın. Fakat bazılarını atmaya kıyamazsın, sen atmaya kıyamadıklarımdansın.

Evet Kardeşim! Gülmek varken surat asmak niye, güldürmek varken ağlatmak niye, güzel sözler söylemek varken kalpleri kırmak niye? Hayat çok kısa arkadaşım ve bu dünyadaki hiç bir şey kırılan kalplere değmez.

Kardeşine gülümsemen, iyiliği emredip kötülükten sakındırman, yolunu şaşıranlara yol göstermen, yol üzerinde eziyet veren diken, kemik gibi şeyleri kaldırman, senin su kabından onunkine boşaltman sadakatıdır. Terğib

Nasılsın sorusuna, kötüyüm diyebildiğiniz insanları önemseyin Onlar yüreklerinizi açabileceğiniz insanlardır. Ben dostlarımı ne aklımla, ne de kalbimle severim. Olur ya kalp durur, akıl unutur.  Ben dostlarımı ruhumla severim, o ne durur ne unutur.

Senin gerçek kardeşin, daima yanında bulunan ve sana faydalı olmak için zarara katlanan, zamanın felaket ve musibetleri ile karşılaştığın zaman ne pahasına olursa olsun yardımına koşandır.

Her ömrün bir Eylül’ü vardır.

Dışımız günlük güneşlik içimiz eylül eylül sonbahar.

Hazan düştü toprağa, hüzün sardı yaprağı.

Aldılar düşümden tırnağımdan arttırmıştım oysaki seni sonrası hazan.

Hayat hazanda çıtırdayan yapraklardan sonra yeniden başlar.

Bir hüznü dokuyorum hayata iplik iplik, nedir Allah’ım bu tükenmez gariplik.

Toplamış tasını tarağını, bu ne telaş dedim, dedi ki hazan sonu.

Mevsim hazan, aylardan eylül, yapraklar solgun. Kalpler kırık, zaman vefasız, kelimeler yorgun.

Gün gelir hazan konar dallarına. Son bir ümitle sarılırsın. Zamanı sararmış yapraklara.

Hazan yapraklarının ve batan güneşin verdiği aynı dersin, daha büyük ve okunaklı harflerle yazılışıdır.

Gecenin en koyu deminde sensizlik, yudum yudum içtiğim, körkütük sarhoş oldu düşlerim.

Hani beraber geçirdiğimiz günlerde güldüğümüz o yer var ya hazan rüzgârlarına teslim olmuş bu günlerde.

Haziran öncesi yorgun düşerken yapraklarım bir mektup ıslatılmaya gelmiyor dudaklarıma ağlıyorum.

Razıyım göm beni yüreğine at üzerime toprağımı. Sen gönlümde solmayan bir gülsün, ne olur dökme yaprağını olsa da hazan.

Kırılan kalbim seninle onarılmaz bir daha, hazan rüzgârına bıraktım seni savrulacaksın yok olacaksın çaresiz yalan dünyanda.

İnleyerek sonbahar yaprağının dalından, gönlümün ağlayışı vardı sanki o seste, düşündüm de farkım yok o hazan yaprağından…

Yürüdüğü yollarda çaresiz bir hüzün… Adı son bahardı, son demiydi hüznün. Ne kadar karşı koysan da, yaşanacaktı ve yaşandı güzün.

Bil ki dört mevsim hazan bana, yakın olur mu uzaklıklar, dolanır mı dilime neşeli şarkılar, hırçın dalgalar dokunur mu yüreğime, ben temmuz sıcaklarında titrerken sensizliğe…

Sen gülümsemezsen doğmazdı gün, harflerin rüyasını süslerdin sen beş mevsim, sığmazdı güzelliğin kitaba divançeye, namelere gül adın olurdu rengiyle im.

Nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının. Işık içinde yüzüyor, neresinden baksan gözlerin kamaşır, oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor, usul usul adım sonbahar.

Mevsimler gelip geçiyor, tıpkı ömrümüz gibi… İlkbahar, yaz derken işte sonbahar da geldi, hatta eylül tıpkı sararan yapraklar gibi rüzgârların peşine takılmış gidiyor bile.

Sonbahar; bir başka deyişle hazan yani hüzün mevsimi.Kısalan günler, sararan yapraklar, yağan yağmurlar ve esen serin rüzgârlar hangimize hüzün vermez ki? Kimimiz gelip geçen ömrümüze yanarken, kimimiz sevgiliyle geçen güzel yaz günlerinin özlemini duyarız.

Durgun havuzları işlesin bırak, yaprakların güneş ve ölüm rengi, sen kalbini dinle, ufkuna bak. Düşünme mevsimi inleten rengi, elemdir mest etsin ruhunu, eser rüzgârların durgun ahengi. Yan yana sessizce mevsimle keder, hicrana aldanmış kalbimde gezin, esen rüzgârlara sen kendini ver.

 

Google Aramaları

Benzer içerikler

Yapılan Yorumlar

Yorumlarınız yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.